DAVUL İÇİN SEMBOL VE TILSIM SEÇİMİ - Hale İşsever

Güncelleme tarihi: 26 May 2020

Ses şekillendirir. Belirli tekrarlı ritim bir patern oluşturur. Ses titreşimi, o da hareketi yaratır. Tekrar eden ses maddeye rehberlik eder. Sembollerin fonetik (ses enerjisi) karşılıkları vardır. Bu sesle ilişik olan enerji formu, sesin enerjisiyle bütünleşerek daha güçlü bir tesir yapmaktadır. Buna sembollerin bedenleri denmektedir. Bu sebepledir ki davulumuzun üzerine yerleştireceğimiz sembolün seçimi de çok önemlidir.



İnsan bedeninin yapısı elektrikseldir ve çeşitli biyolojik sinyallerin bildirimlerinden oluşan bir akıma sahiptir. Elektriksel akıma sahip olan her şeyin etrafında manyetik bir alan vardır. Doğu geleneğinde “aura” adı verilen bu alanın niteliği düşünce, duygu ve hislerin oluşturduğu rezonans ile doğrudan ilişkilidir. Dolayısıyla bu alanın niteliği andan ana değişkenlik göstermekte, bazen düşük titreşimlere maruz kalarak bozulmakta ve yaşamın akışını, kendimiz ve çevremizle olan ilişkilerimizi etkilemektedir. Antik çağlardan bu yana bu durumdan korunmak için tılsımlar etkin bir araç olarak kullanılmışlardır.


 

SEMBOLLERE DAİR

Monad (Nokta) : Tekliği ifade eder, yani tek olan her şeyi. Makro ve mikro kozmosun tekliğini ifade eder.

Diyad (Çizgi): Evrendeki dualiteyi gösterir, yani birbirinin zıttı veya tamamlayan her şeyi. Bunlar erkek ve dişi enerjiyi, aktif ve pasifi, bölünmez öz ile bölünebilir cevheri, iyilik ve kötülüğü ifade eder.

Triad (Üçgen): Monad ile diyad’ın birleşmesinden oluşur. Yani erkek ile dişi enerjinin birleşiminden oluşan eser, çocuğu anlatır. Yaratılışın temelinde birin üçe, üçün bire yansıması vardır.


Tetrad (Eşit Kollu Haç): İnsan yaşamını deneyimlediğimiz Dünya Gezegeninde ruhsal boyut ile fiziksel boyutun, fizik ile metafiziğin bir arada iç içe geçmiş halde oluşunu simgeler. Aynı zamanda dört yönde eşit uzanan kollar dört elementi temsil eder. Bunlar ateş, hava, su ve topraktır. Bu dört unsur evrenin dört zeminini oluşturur. Evrensel açıdan bakarsak ateş yıldızları, hava kara delikleri, su galaksileri, toprak ise gezegenleri anlatır. Dünya açısından bakarsak su denizleri-okyanusları ve yağmurları, ateş magmayı ve güneşin yaşam enerjisini, hava rüzgarları, oksijeni, toprak ise dünyanın zeminini, toprağı yani terra’yı anlatır.

Pentagram: Yaşadığımız 3 Boyutlu holografik evrende “yaşamı” ve insanı sembolize eder. Enerjinin dört element üzerindeki hakimiyetini anlatır. Bu dört unsurun üzerindeki beşinci unsur eter ya da spirit/ruh’tur. Sivri ucu yukarı bakmakta olan düz pentagram, İkilikten birliğe gidişi (enerjinin toparlanışını) sağlar. Aynı zamanda düz pentagram insanın bütünlüğünü sembolize eder. (Baş, iki el ve iki ayak) Ama ters pentagram birlikten ikiliğe dağılışı ve maddi arzularla, nefsi isteğin enerjisini anlatır. Çünkü burada ruh, yani tüm enerjileri toparlayan temel unsur, aşağı noktaya bakmaktadır. Toprak ve ateş yani dünyevi enerjiler yukarıyı işaret eder.

Heksagram: Alt ve üst alemleri birarada gösteren kainat haritasıdır. Heksagram kullanarak oluşturulan tılsımlar bir kapı gibi kainatın altı boyutu arasında enerji geçişi ve enformasyon akışı sağlar.

Heptagram: Zihinsel yaratım enerjisinin yönlendirilmesinde kullanılmaktadır.

Octagram: Üst dünya (semavi alem) ile bağlantı, ruhsal tamamlanma ve oluşturmada kullanılır.

Ennagram: Yükseliş ve bütünleşme çalışmalarında kullanılır.

Spiral: Yaratılış ve gelişimin temel kutsal sembolüdür. Aslında bu eril ve dişil prensibin birlikte çalışmasının simgesel gösterimidir. İlk yaratımdan sonra dişil enerji onu değiştirip dönüştürür ve tekâmül ettirir işte bu yüzden en kadim tanrıça sembollerinden biri de spiraldir. Dişil enerji esnek, değişken ve geliştirendir. Yaşamın evrensel bir sembolüdür. Çifte spiral maddi dünya ve enerji dünya arasındaki karşılıklı tesiri sembolize eder. Boyutların bağlantısını temsil eder.


Alfabeler Alfabe olarak kullanılan bazı semboller de, evrensel semboller arasında yer alır. Sanskritçe, eski Türk alfabesi, Aramice, İbranice, hiyeroglifler vb… Bu sembolizmler aynı zamanda evrensel sistemle uyumludurlar. Antik alfabeler, döneminin bilge insanları tarafından evrensel bilinçten alınan enerjisel sembollerdir. Uydurarak ya da sadece eşyalara benzeterek değil, evrensel sistemle uyumlu olarak oluşturmuşlardır. Örneğin Sanskritçe mantralar, çakraların titreşimiyle oldukça uyumludur. Bu alfabelerin en kadimi Melek Alfabesi ya da Işık Dili olarak da bilinen Enokyan alfabesidir. Bilinen en eski ve gerçek tılsımlar Enokyan Alfabesi frekans kodlarıyla oluşturulmuş Antik Mısır kökenli ezoterik tılsımlardır. Günümüz dünya dillerinde çeviri olarak karşılığı olmayan bu alfabenin, sesli olarak doğru titretilmesi de oldukça zordur. Enokyan tılsımlar yine aynı alfabenin ses karşılığı olan başka bir harf ve sayı sistemi kullanılarak kişiye özel aktive edilerek çalışır hale getirilir. Her bir tılsımın kendine ve kullanıcı kişiye özel aktivasyon kodu vardır.

47 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör