DAVULUN ROLÜ - Hale İşsever

Güncelleme tarihi: 26 May 2020

“ Her şey akar, içe ve dışa; her şey dalgalanır; yükselir ve alçalır; her şeyde sarkacın salınımı vardır; sağa salınım, sola salınımla aynıdır; ritim kendini telafi eder.” Kybalion


Evrendeki her şey, en ufak atom altı parçacıktan en büyük yıldızlara kadar ritmik bir hareketle titrer. Her şey ritimden doğar ve ritim maddeyi şekillendirir. Ritim hayatın kalp atışıdır. Maddesel forma sahip her şeyin bir titreşimi, yani kalp atışı var. Her birimizin kalbinde, bizi dinamik, her bir parçası birbiriyle ilişkili bir evrenin bütünlüğüne bağlayan, mükemmel bir nabız var. Davulun ritmi de bizi tek bir kalp atışı gibi bütün yaşam formlarıyla bir araya getiriyor. Sonik davul ritmi insan doğasına uyumsuz rezonansları bedenden uzaklaştırıp, uyum ve dengeyi geri yüklüyor.

Davulun sesi doğanın temel ritim kalıplarını ifade ediyor. Gel-gitler, ayın evreleri, değişen mevsimler ve sayısız yaşam döngüsü. Ritim evrensel bir titreşim dilidir.

İnsan değişik ruh hallerinin, duyguların ve heyecanların etkisinde hareket eder. Bu ritim salınımları üzerinde hakimiyetimiz çok zayıftır. Heyecan dönemlerinin ardından hep bir zıt duygu, bir depresyon halinin geldiğini fark etmişsinizdir. Davul ritimleri tüm insani duyguları kapsar ve işitsel olarak yaratılmış duyguları tüm diğer enstrümanlara göre daha fazla etkiler. Hangi duygu olursa olsun davul ritmi onu tatmin edebilir. Teselli eder, cesaret verir, rahatlatır, esrime sağlar. Esrime, mistik, kehanet, haz ya da şiirsel bir trans olarak tarif edilir. Bu bir zihnin niyeti üzerine odaklandığı trans halidir. Bir insanın belirli bir haz derecesine ulaşması için, duygunun öteki ucuna salınmış olması gerekir. "Şevkle zevk alan, şevkle acı çeker. Ancak pozitif her zaman negatife baskın olduğundan, belirli bir ölçüde hazzın bedelini ödemek gerekli değildir. Çünkü hazzın kendisi bir ritmik salınımdır." Davul burada konsantrasyon aracı olarak işlev görür. Kişinin iç sesine odaklanma kapasitesini artırır. Coşkunluk ya da esrime her birimizin içindeki bir frekanstır. Radyo dalgası ayarlamak gibi davulla yapılan bir seans kişiyi kolayca bu frekansı deneyimleme kolaylığı sağlar.


Bilimsel olarak açıklamaya çalışırsak; sinir sistemi sürekli kendini regüle ederek çalışır. Edemediği takdirde travma ortaya çıkar. Dikkat dağınıklığı yaşarız. İşitsel duyu sistemimiz dış uyaranlara karşı en savunmasız bölgemiz. Ses doğrudan ve engelsiz bir şekilde beyni uyarıyor. Günümüz dünyasında çevrede çok fazla ve kontrolümüz dışında işitsel uyaran var. Davul ritmi içsel patikamızda güçlü bir şekilde tekrarlayan nöronsal ateşlemeler yaratarak, diğer duyusal uyaranları engelliyor. Bu tekrarlanan güçlü ve düz ses frekansları, beynin bilinçli farkındalık halindeki normal çalışmasında kullanılmayan bir etki yaratıyor ve serebral korteks ve serebral elektiriksel ritmik akımı etkinleştiriyor. Bu da beynin her iki yarım küresinde bir denge yaratıyor.

Beynin sol yarım küresi, rasyonel ve üretici bilinçtir. Matematik, bilim, dil konularına çalışır. Geçmiş yaşanmış deneyimlerden alınan derslerle hareket eder. Sağ yarım küre, görsel algı ile çalışır. Sanatsal, müzikal ve yaratıcı yetenek onun fonksiyonlarındandır. Sezgisel ve yaratıcıdır. Bilinçaltının yeridir.

Her iki yarım küre uyum içinde çalışmaya başladığında, içsel kılavuzluk devreye girer ve farkındalık akışa kavuşur. Senkronize akış aktif bilinç için en doğal hareket haline dönüşür. Kişi amaçlarını kolaylıkla anlar ve enerjisini boşa harcamaz. Sezginin bedene liderlik etmesine izin verir ve hareket içinde netlik kazanır. Eylemler kolaylıkla kendisi ve evrenle senkronize olur. Sol serebral şeylerin yüzeyini görmemizi sağlarken, sağ serebral uyanmış, iç görü ile bakar. İki yarım küre uyum içinde senkronize edildiğinde bu enerji bilgi akışına doğrudan bağlanmayı ve yüksek aklı uyandırmayı sağlar.


Dakikada yaklaşık 180 vuruşluk bir davul ritmi beyinde bir alfa dalgası döngüsü yaratır. İnsanoğlunun doğasında temel olarak dört zihin durumu vardır: Beta, Alfa, Teta ve Delta. Zihnimiz Beta durumundayken kişi gayet uyanık durumdadır. Düşünür, konuşur, kararlar verir, problem çözer, planlar yapar, harekete geçer, kısacası günlük hayatta çoğunlukla içinde bulunduğumuz zihin durumudur. Ancak bu zihin durumu zaman zaman gün içinde farklı bir frekansa geçiş yapar. Örneğin gözlerimizi kapatıp biraz gevşediğimizde beynimiz Alfa frekansına geçer. Bu zihin durumundayken bilinçli zihin kontrolümüz azalır, yaratıcılığımız artar. Alfa ve Teta zihin durumu, yüksek miktarlarda bilgiyi ezberlemek ve bilgilerin büyük miktarda ve hızlı bir şekilde sünger gibi emilebildiği, hatırlama ve öğrenme sürecinin zirve performans gösterdiği bir zihin durumu olmakla beraber uyanık ama gevşemiş olduğumuz bir zihin durumudur. Alfa; meditasyon, hafif trans ve holistik bilinç halleri ile ilşkilidir. Teta; derin bilinç altı aktivitesi ve trans halidir. Alfa ritmi gezegenimizin elektromanyetik alanının yaydığı rezonans frekansıdır. Tüm yaşam bu birincil frekansa bağlıdır. Beyin bu iki frekansa uyumlandığında gezegenle kolektif bilince ulaşır. Sonik davul ritmi bu durumu kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı bir araçtır.

Yapılan bilimsel deneylerle kısa bir davul seansının bile alfa beyin dalgası aktivitesini iki katına çıkardığı ve stres oranını düşürdüğü tespit edilmiştir.






Ayrıntılı bilgi için bakılabilecek kaynaklar:

· Altered States During Shamanic Drumming:A Phenomenological Study

Anette Kjellgren & Anders Eriksson

· The Shamanic Drum / A Guide to Sacred Drumming

Michael Drake

· Medicinal Drumming: An Ancient and Modern Day Healing Approach

Sal Núñez

· Poject of Being / PharmaSono

Meriç Fıratlı

· Şamanizm

Mircea Eliade

· Şamanik Şifa

Michael Harner

· Gerçek Şifa Sanatı / Psikoterapi & İnisiyasyon

Dr. F. Israel Regardie

· Kybalion/ Yedi Kozmik Yasa

Üç İnisiye

52 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör